Siyasi
29 Mayıs 2017 ( 1215 izlenme )
Reklamlar

Şamil Tayyar'dan Abdullah Gül iddiası

Akşam gazetesinden Pınar Işık Ardor'a konuşan Tayyar, Öksüz'ün nerede olabileceğine dair şunları söyledi:

"Birincisi öldürülmüş, infaz edilmiş olabilir. İki yurt dışına kaçırılmış olabilir. Üçüncüsü de Türkiye'de güvenli bir bölgede saklanıyor olabilir. Güvenli bölge neresi diye sorulduğunda da bir konsoloslukta, bir ülkenin mahrem karargahında saklanıyor olabilir eğer infaz edilmediyse kaçmadıysa. Çünkü Türkiye'de rastgele bir yerde saklanmaları da çok zor.

Amerikan Konsolosluğu'yla bir irtibattan söz edildi işte. Aslında imkan olsa da bir Amerikan Konsolosluğu'na bakılabilse. Bu bir ihtimal. Bu konuda şüphe var. Şüpheleri gidermek için Amerikan Konsolosluğu'nda bir arama yapılsa aslında fena olmaz. Polise istihbaratçılara kapıyı açmayabilirler ama bir heyet oluşturulur ve onların da onaylayacağı bir heyet konsoloslukta inceleme yapılabilir aslında."


'15 Temmuz bir NATO operasyonu'

"15 Temmuz'u sadece FETÖ'nün darbe girişimi olarak görenlerden biri değilim" diyen Tayyar şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz bir NATO operasyonu. NATO ağırlıklı olarak FETÖ'cüleri kullanmıştır ama bunların içinde seküler, laikler, NATO'cular da var. Bunların ortak düşmanı ise Erdoğan. FETÖ'cüler devletten büyük ölçüde temizlendi ama seküler laikler NATO'cular hala işin içinde varlıklarını sürdürüyor."

 

'Devleti NATO'culardan da temizlememiz lazım'

"Kemalistler diyelim onlara. Onlar da bir risk demokrasimiz için. Çünkü hepsi için söylemiyorum ama bir kısmının iplerinin NATO'nun elinde olduğu düşüncesindeyim. Dolayısıyla onların farklı siyasi düşüncede olmaları FETÖ'den ayırt etmez onları çünkü aynı amaca hizmet ediyorlar çünkü ikisinin de ipleri NATO'nun elinde. O yüzden devleti sadece FETÖ'cülerden değil NATO'culardan da temizlememiz lazım. Temizlemediğimiz sürece darbe riski her zaman vardır."

'Olması gereken yukarıdan aşağıya temizlikti, olmayınca mağduriyet yaşandı'

FETÖ operasyonlarının sulandırıldığını söyleyen Tayyar "FETÖ ile mücadelede izlenilen yöntem sağlıklı bir yöntem değil. Önce aşağıyı temizlemeye çalıştılar. Ama aşağıyı temizlerken o bilgileri nerelerden aldılar ağırlıklı olarak yöneticilerden ama siz yöneticileri temizlememişsiniz ki. Yani karar vericiler hala orada. Dolayısıyla bu yanlış sonuçlara sebebiyet verdi. Olması gereken yukarıdan aşağıya doğru temizlikti. Bu olmadı. Bu olmayınca da mağduriyetler oluştu.''

Deniz Baykal'ın Abdullah Gül çıkışını siz nasıl okudunuz. Konu kapandı mı sizce?

Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı olmaması için bütün şer odakları bir araya gelecektir. 2014'te Ekmelettin İhsanoğlu projesi ile Erdoğan'ın karşısına dikildiler bu sefer yeni projeleri ne olur onu biraz da süreç belirler. Konjonktüre bağlı olarak bir adayın etrafında kenetlenebilirler. Bugünden yarına keskin ifadeler kullanmak çok zor ama bugünkü şartlarda eğer 2019'da olursa Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı adayı olarak Tayyip Bey'in karşısına çıkarmak isteyebilirler.

-Sn Gül bunu yalanladı olmaz demedi mi?

Öyle çok da tepki göstermedi aslında. Çok muğlak ifadeler kullandı. Keskin bir dille bunu yalanlamadı. Bir de iki yılı aşkın süre var şimdiden ben adayım diye çıkamaz ki zaten kendini çok yıpratırlar. O yüzden siyaset yapıyor ama bir açık kapı bıraktı. Bakın Abdullah Gül, hayır oyu kullandı ve son kongremize gelmeyerek Erdoğan karşıtlarıyla bir duygusal paydaşlık oluşturuyor. Ben bunun bilinçli bir tercih olduğunu düşünüyorum. Yani yarın Erdoğan karşısında bir proje geliştirmek istediklerinde zannediyorum bunun siyasi alt yapısını hazırlıyorlar. Bunların çok tesadüfi tercihler olmadığın kanaatindeyim. Abdullah Gül çok ciddi bir savrulma yaşıyor. AK Parti Genel Başkanlığı kendisine verilmediği için kırgın, kızgın gibi gözüküyor. Böyle bir hesaplaşma içine girmek isteyebilir. Nitekim son referandumda evet oyu vermedi ailesi de evet oyu vermedi. Oğlunun kullandığı sandıkta iki oy vardı biri oğluna ait ikisi de hayır çıktı zaten.

-Belki babasından farklı düşünüyordur

Fehmi Koru zaten yazdı Abdullah Gül'ün hayır oyu kullandığını ima etti.

-Siz emin misiniz?

Tabi hiç tereddütsüz.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Artık en büyük düşmanımız ABD Reis'in başbakanlığı döneminde,muhalefeti yerle bir eden kapak niteliğinde konuşmaları. KILIÇDAROĞLU'NUN CANLI YAYINDA REZİL OLDUĞU ANLAR..ARŞİVDEN Timurtaş Hoca açıklıyor:'Neden Devlet Başkanlığı'1997 yılında yapılan bir konuşma.