Ana Sayfa
15 Nisan 2022 ( 1813 izlenme )
Reklamlar

Türkiye üzerine oynanan korkunç oyunun aktörlerini deşifre etti

Gün geçmiyor ki Türkiye’deki muhalefetin büyükelçilikler ile ilişkilerine ve yurt dışı bağlantılarına dair yeni gelişmeler yaşanmasın.

Biden, ABD Başkanlığı koltuğuna oturmadan önce New York Times isimli gazetenin editörleri ile yaptığı toplantıda, Türkiye’deki iç siyasete nasıl müdahil olacaklarını büyük bir iştiyakla anlatıyordu. Âdeta itiraf niteliğinde "Bu sefer darbe ile değil’ anlamı çıkabilecek sözlerin sarf edildiği toplantıda Biden; “Şu an ona (Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a) çok farklı bir yaklaşım uygulamalıyız. Muhalif liderleri desteklediğimizi, bir yol haritamız olduğunu açıkça göstermemiz lazım. Düşündüğümüz şeyle ilgili sesimizi yükseltmemiz lazım, bedel ödemeli. Yani çok endişeliyim. Ama bence daha önce benim yaptığım gibi onlarla doğrudan temasa geçip Erdoğan’ı yenecek duruma gelmeleri için hâlâ var olan Türk liderliği unsurlarından daha fazla verim almalı ve onları güçlendirmeliyiz. Darbe ile değil, seçimler vasıtası ile. Erdoğan’ın partisi İstanbul’dan dışarı atıldı" diyordu.

ABD’nin dış siyaseti açıkça Türkiye’nin iç siyasetine müdahaleciliği zorunlu kılıyor. Pakistan’da yaşananlar, Mısır’daki darbe ve Tunus’ta parlamentonun feshedilmesi süreçleri, Türkiye’nin nasıl dikkatli hareket etmesi gerektiğine dair bizlere son derece önemli ipuçları sunuyor.
Aslında Biden’ın 15 Temmuz hainliğinden haberdar olduğuna dair birtakım ByLock yazışmalarının olduğunu da Hürriyet gazetesi yazarı Nedim Şener’in 20 Kasım 2020 tarihli yazısından öğrenmiştik.

Şener’in ortaya koyduğu belgelerde ByLock kullanıcı numarası (ID) 283838 olan Rıdvan Kızıltepe ile 146905 ID no’lu kullanıcı Barbaros Kocakurt arasında 2 Şubat 2016 tarihinde gerçekleşen yazışmada Rıdvan Kızıltepe “Bu arada bir bilgi. Biden, Can Dündar’ın oğluna, ‘Bu adam (Erdoğan) bizi pek dinlemiyor ama TSK tarafından kokular geliyor’ gibi bir cümle sarf etmiş” diyor.

Nasıl bir ilişkiler yumağı örülmüş meğer ülkenin başına, insan hayret ediyor.

Meral Akşener’in ABD Büyükelçiliği ziyaretleri.. Millet İttifakı’nın bir diğer önemli ayağı İYİ Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener’in, bir ay içinde ABD Büyükelçisini dört kez ziyaret ettiği bilgisi kamuoyuna düştüğü andan bugüne kadar, Meral Akşener’den kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapılmamasını anlamak mümkün değil?

Bitmedi…Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik ortaya atılan iddialar

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘Millet İttifakı’ bileşenlerinin hazırladığı bildiriye son hâlinin verilmesi için bir büyükelçiye Kemal Kılıçdaroğlu tarafından gönderildiğini iddia etmesi şaşkınlığımızı daha da arttırdı.

Herkesin bu konuda başta Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ve ittifakın diğer bileşenlerinden beklentisi Süleyman Soylu’ya yönelik "müddei iddiasını ispat edemezse müfteridir" açıklamasını yapması ve bu hususta yasal yollara başvurması yönündeydi.

Ama ittifakın hiçbir bileşeninden anlamlı bir itiraz gelmediği gibi yasal yollara başvuran da olmadı.

Bunun üzerine gazeteci yazar Hüseyin Likoğlu 12 Nisan 2022 tarihli köşe yazısında söz konusu elçinin Alman Büyükelçisi olduğunu duyurdu.

Şimdi de ABD Temsilciler Meclisi devrede.. Dünden bu yana da ABD Temsilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nin 31 Mart 2022 tarihinde "Doğu Akdeniz'de Fırsatlar ve Sınamalar: ABD'nin Çıkarlarını ve Bölgesel İşbirliğini İncelemek" başlıklı oturumun internete düşmesi, en çok konuşulan gündem oldu.

ABD Kongre Üyesi Bill Keating’in diğer katılımcılar ile yaptığı görüşme ve değerlendirmeler, Biden’ın New York Times gazetesi editörleri ile yaptığı sohbetteki sözlerinin artık Amerikan siyasetine dönüştüğünü ispatlar nitelikte.

Keating burada yaptığı değerlendirmelerde "(Türkiye’nin) Rusya'yla kurdukları bağlantı mantıklı değil. Teknoloji konseyi, tedarik zinciri konuları, bu ekonomik meselelerde AB müttefiklerimizle daha yakın çalışacağımızı düşündüğümüzde Türkiye'nin değişmeyeceğini düşünmek hiç mantıklı değil.

Değişecekler, gün gibi açık. Yerel olarak da İstanbul'da ve diğer bölgelerde demokratik çabalar var. Gidişat belirli bir doğrultuda ve gelecekte varacağı yer çok açık" diyor.
Bu söylemler, Biden’ın yukarıda alıntılayarak sunduğum söylemlerle bire bir aynilik içermekte.

Keating devam ederek şöyle diyor: "İstanbul Belediye Başkanı'yla, başka insanlara da erişim sağladık. Bence bu artık oynamamız gereken bir kart. Türkiye'nin bu noktaya gelmesi için bekleyemeyiz. Onları bunun içine çekmemiz lazım. Onların öz çıkarları için, onların egemen çıkarları için. Gerçek çıkarlarının nerede olduğunu fark etmeleri için ABD mutlaka harekete geçmelidir."

Bu konuşmalar yukarıda ele aldığım ziyaretler ve elçilikler ile geliştirilen temaslardan ayrı okunamaz. Bu açıdan baktığımızda da birbirini tamamlayan süreçler gelişerek kapımızı çalmaya devam ediyor.

Anlaşılan o ki 2023 seçimleri yaklaştıkça dışarıdan Türk siyasetine müdahale artarak devam edecek.

Neden? Çünkü özellikle Millet İttifakı bileşenleri bu konularda ya sessiz kalarak ya da Kılıçdaroğlu ve Akşener örneklerinde olduğu gibi, bizzat işin içinde yer alarak bu müdahalelere zemin açan mümessiller gibi davranıyorlar.

‘Kuvvacı gelenekten geliyorum’ diyerek retorik konuşmalar yapan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan, yaşanan gelişmelere dair ne zaman bir tepki gelecek?

Ya Millet İttifakı tabanı? Olan bitene dair sessizliğinizi ne zaman sona erdirecek ve bu mandacı zihniyete demokratik bir eleştiri ortaya koyacaksınız?

Yusuf Alabarda/Türkiye  Gazetesi

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Eğri minareli camii SIRTINI YPG'YE DAYAYAN ,FİGEN YÜKSEKDAĞ VEKİLLİKTEN BÖYLE ATILDI..KEYİFLE İZLE PAYLAŞ CHP'ye anket şoku! İşler ters tepti... Türkiye’ye büyük saldırı ve nedenleri